Page 106 - lgs max kamp
P. 106

8. Sınıf Türkçe                                                                               Kamp Max - 4


            4.   İnsanın herhangi bir konuda muhakemesini etkileyebilecek psikolojik olguların genel adına bilişsel yatkınlık ya da bi-
                 lişsel ön yargı denir. Bunlar doğru ya da gerçekçi kararlar vermemizin ve düşünmemizin önünde engel oluştururlar. En
                 bilinen bilişsel ön yargılardan bazıları şunlardır:
                  I.   Bandwagon etkisi: Bir kimsenin bir fikri benimseme olasılığı, bu fikri benimseyen kişi sayısına göre artmaktadır.
                  II.   Seçim destekli ön yargı: Bir şey seçtiğinizde bu seçimin kusurları olsa bile bu konuda olumlu hissetme eğilimi
                      gösterirsiniz.
                  III.   Kümelenme yanılsaması: Tekrar eden rastgele olaylarda bir düzen görme, arama eğilimidir.
                  IV.   Muhafazakârlık ön yargısı: İnsanlar bir konu hakkında yeni kanıtlar veya bilgiler ortaya çıksa bile bu yeni bilgileri
                      kabul etmekte direnç gösterirler.
                 Aşağıda bu bilişsel ön yargılarla ilgili bazı örnekler verilmiştir.
                  a.  Yazı tura oyununda atılan bozuk paranın 10 defa art arda yazı gelmesi sonucunda paranın hileli olduğunun düşü-
                      nülmesi
                  b.  Dünya’nın yuvarlak olduğuna dair kanıtlar ve bilgiler ortaya çıktığında insanların bunu hemen kabul etmeyip konu
                      hakkındaki ilk bilgilerine dayanarak “Dünya düzdür.” demeye devam etmeleri
                  c.  Bir toplantıda gazeteye mi televizyona mı reklam verileceği tartışılırken çoğunluğun televizyonu tercih etmesi ne-
                      deniyle gazeteye reklam verilmesi gerektiğini savunan kişinin de televizyonu istemesi
                  d.  Yeni bir köpek sahiplenen birinin köpek, insanlara sürekli saldırsa da ne kadar doğru bir tercih yaptığını düşünmesi
                 Buna göre aşağıdakilerin hangisinde bilişsel ön yargılar ve ilgili örnekler doğru eşleştirilmiştir?

                 A)  I - b                 B)  I - c                C)  I - c                D)  I - c
                     II - c                   II - d                    II - d                   II - a
                     III - a                  III - a                   III - b                  III - d
                     IV - d                   IV - b                    IV - a                   IV - b







            5.   Mensur şiir, 19. yüzyılın yarısında Fransa'da doğmuştur. Diğer adı artistik nesirdir. Kısaca duygu ve hayallerin düzyazı
                 biçimiyle şiirsel anlatılmasıdır. Tıpkı şiirdeki kafiye ve redif gibi mensur şiirlerde de cümle içi ve sonu ses benzerlikleri
                 vardır. Söz sanatları (benzetme, kişileştirme vb.) mensur şiirde de kullanılır.
                 Buna göre aşağıdakilerden hangisi mensur şiire örnek verilebilir?

                 A)  Yıllar yârlardan, yârlar yıllardan vefasız... Kara baht bir kasırga gibi. Bu ne baş döndürücü iş? Geceler günleri,
                     günler geceleri kovalıyor; cefalar cefaları kolluyor. Saçlarımızda aklar akları, alnımızda çizgiler çizgileri doğuruyor.
                     "Bahçeler bozuldu, yuvalar dağıldı, yollar silindi, cihan viran oldu.” Yaşlı gönül, şimdi böyle diyor; her şeyi kendine
                     eş görüyor.
                 B)  Söz  birliği  etmiş  gibi,  birbirinin  peşi  sıra  çekip  gidiyorlar  bu  güzelim  dünyadan.  Böylece  dostlar,  arkadaşlar,
                     meslektaşlar çevremizde durmadan eksiliyorlar. Bana da üzülmek, yanmak, yakınmak ve ara sıra da kaleme sarılıp
                     üzüntümü kâğıda dökmek düşüyor.
                 C)  Çocukluğumda; evimizde ve bütün evlerde, konaklarda bayramlara verilen önemi, bayram için yapılan hazırlıkları
                     düşünüyorum. Bunları anlatmaya kalksam sayfalar, ciltler dolar. Bayramların gönüllerimize ve yuvalarımıza getirdiği
                     sevinçler de kendilerine verilen önem oranında büyüktü.
                 D)  Her mısra, usta bir kuyumcu elinde nadide yakutlar, zümrütler, pırlantalarla örülmüş gibi… Öyle renkli ve parlak…
                     Fakat şair, bunları bir kuyumcu özeni ile ölçüp biçerek işlemiş değildir. Hayır! O büyük şair kalbinin bir değil, binbir
                     dili vardır. Hissettiklerini olduğu gibi okurlarına verir.



                                                        Kampın  106  Maksimumu
   101   102   103   104   105   106   107   108   109   110   111